Ücretsiz (Free-to-Play) oyunlar genellikle oyunculardan sürekli para talep eder. Ancak bu algıyı tamamen yıkan, yıllardır kalitesinden ödün vermeyen bir yapım var. Digital Extremes tarafından geliştirilen Warframe, oyunculara muazzam bir bilim kurgu evreni sunuyor.
Oyunda “Tenno” adı verilen antik ve kadim bir savaşçı ırkının üyesiyiz. Uzun bir uykudan uyanıyoruz ve kendimizi sistemler arası bir savaşın ortasında buluyoruz. Kontrol ettiğimiz biyo-metalik zırhlara ise “Warframe” deniyor. Peki, bu oyun neden bu kadar popüler? Gelin, uzay ninjalarının dünyasına birlikte göz atalım.
Kusursuz Parkur ve Hızlı Aksiyon Mekanikleri
Warframe’i diğer tüm nişancı oyunlarından ayıran en önemli özellik hareket sistemidir. Oyunda mermi hızında kayabiliyor, duvarlarda koşabiliyor ve havada taklalar atabiliyorsunuz. Kısacası oyun size tam anlamıyla bir uzay ninjası hissiyatı veriyor.
Bu akıcı hareket mekanikleri, muazzam bir yakın dövüş ve ateşli silah sistemiyle birleşiyor. Elinizdeki katanayla düşmanları ikiye bölerken, bir yandan da fütüristik tüfeğinizle ortalığı kasıp kavurabiliyorsunuz. Üstelik her Warframe zırhının kendine has dört farklı özel yeteneği bulunduruyor. Bu yüzden her zırh, tamamen farklı bir oynanış tarzı sunuyor.
Derin Geliştirme Sistemleri: Modlar ve Silahlar
Warframe, içerik miktarı açısından adeta bir derya denizdir. Oyun yüzlerce farklı silah, onlarca farklı zırh bulunduruyor. Ancak karakterinizi asıl güçlü kılan şey topladığınız Mod kartlarıdır.
Oyundaki ana sistemleri şu şekilde özetleyebiliriz:
- Modlama Sistemi: Silahlarınıza ve zırhlarınıza taktığınız modlar sayesinde hasarınızı, hızınızı veya canınızı artırırsınız. Doğru mod dizilimi (build) yapmak oyundaki en önemli unsurdur.
- Atölye ve Üretim: Oyunda neredeyse her şeyi tamamen ücretsiz olarak üretebilirsiniz. Tek yapmanız gereken görevlerden düşen hammaddeleri ve şemaları (blueprint) toplamak.
- Açık Dünya Haritaları: Oyun sadece koridor görevlerinden ibaret değil. Dünyalar arası yolculuk yaparken devasa açık dünya haritalarına iniş yapıp, burada balık tutabilirsiniz veya maden kazabilirsiniz.
Adil Ücretsiz Oyun (Pay-to-Win Değil!)
Birçok oyuncunun en çok korktuğu durum “parayı veren düdüğü çalar” mantığıdır. Fakat Warframe bu konuda inanılmaz derecede adil bir sistem yürütüyor. Oyundaki özel para birimi olan Platinum, gerçek parayla satın alınabiliyor. Ancak bu parayı oyun içinde diğer oyuncularla ticaret yaparak da kazanabiliyorsunuz.
Örneğin, görevlerden düşürdüğünüz nadir eşyaları diğer oyunculara Platinum karşılığında satabilirsiniz. Bu sayede cebinizden tek bir kuruş çıkmadan oyundaki en lüks kozmetikleri veya eşyaları satın almanız mümkün hale geliyor. Bu yüzden Warframe, oyun dünyasının en dost canlısı ekonomisine sahip yapımlarından biridir.
Sonuç: Bu Evrene Giriş Yapmaya Değer mi?
Warframe; muazzam grafikleri, bitmek bilmeyen oyun sonu (end-game) içeriği ve harika hikaye görevleriyle kesinlikle denemeniz gereken bir şaheser. Oyunun tek eksisi, başlangıçta öğretici modunun biraz yetersiz kalmasıdır. Ancak bu aşamayı atlattıktan sonra binlerce saatinizi devireceğiniz bir dünyaya adım atmış olacaksınız.
Editörün Notu: Warframe dünyasına adım atacaksanız aceleci olmayın. Çünkü bu oyun bir depar yarışı değil, uzun soluklu bir maratondur. Başlangıçta verilen ücretsiz Platinum biriminizi sakın kozmetik eşyalara harcamayın! Bu parayı ileride çok ihtiyacınız olacak Silah ve Warframe yuvaları (slot) için saklayın. Ayrıca oyunun harika ve çok yardımsever bir Türk oyuncu topluluğu var. Takıldığınız yerde chat kısmından yardım istemekten çekinmeyin. şimdiden iyi oyunlar!